Önceki yazılarda doğrudan temini kim ve ne kadar görünür yaptığına baktık. Bu yazı haritayı açıyor: doğrudan temin nerede yoğunlaşıyor? Arşivimizdeki 3.131.694 doğrudan temin kaydı 81 ilin tamamına yayılıyor. Ham sayıda beklenen üç şehir öne çıkıyor — Ankara (247.490), İstanbul (230.492) ve İzmir (203.502). Ama asıl ilginç örüntü, ham sayıyı bırakıp kurum başına düşen doğrudan temin yoğunluğuna baktığımızda ortaya çıkıyor: burada sıralama değişiyor ve nüfusça daha küçük bazı iller listenin en üstüne tırmanıyor. Doğrudan temin, kanunun tanıdığı meşru bir alım kanalıdır; bu yazı bir suçlama değil, coğrafi bir haritadır.
Ham doğrudan temin sayısı beklenen bir örüntü çizer: nüfusça ve kurum sayısıyla büyük iller listenin başında yer alır. Ankara, İstanbul ve İzmir'in ilk üç sırada olması sürpriz değildir — bu illerde çok sayıda bakanlık, büyükşehir belediyesi, üniversite, hastane ve iştirak faaliyet gösterir; toplam kamu alım hacmi zaten yüksektir. Aynı mantıkla Antalya (109.743), Bursa (88.257), Balıkesir (78.517) ve Konya (77.363) gibi iller de üst sıralarda görünür.
Ancak ham sayı, "bu il doğrudan temine yatkın mı" sorusunu tek başına yanıtlamaz; çünkü sayının büyük kısmı o ildeki kurum sayısının fonksiyonudur. Bir ilde 2.000 kamu kurumu varsa, toplam doğrudan temin sayısının yüksek çıkması o kurumların her birinin yoğun doğrudan temin yaptığı anlamına gelmez. Yatkınlığı ölçmek için sayıyı, o ildeki ayrı (distinct) idare sayısına bölmek — yani kurum başına düşen ortalama doğrudan temini hesaplamak — gerekir. Bu ölçüm tamamen doğrudan temin evreni içindedir; rekabete açık ihaleler işin içine karışmaz.
Kurum başına yoğunluk, ham sayının gizlediği örüntüyü açığa çıkarır. Eskişehir, ham sayıda ilk 15'te bile değilken kurum başına doğrudan teminde (161,9) tüm illerin önüne geçer — buradaki kurumlar, sayıca az olsalar da her biri yoğun biçimde doğrudan temin yürütüyor. İzmir ise hem ham sayıda (3.) hem kurum başında (2.) üst sırada kalan tek büyük metropol; İstanbul ve Ankara kurum başına yoğunlukta (95,8 ve 113,0) İzmir'in gerisinde. Edirne, Kırşehir, Çanakkale ve Denizli gibi orta ölçekli iller de listenin tepesine yerleşir.
Diğer uçta, Bingöl (20,1), Adıyaman (21,5), Şırnak (23,2) ve Bitlis (23,6) gibi iller kurum başına en az doğrudan temin yapan yerler. Dikkat: bu illerde ayrı idare sayısı düşük değil — örneğin Mardin'de 764, Şırnak'ta 524 ayrı idare var — ama bu kurumların her biri görece az doğrudan temin kaydı üretiyor. Yani buradaki kamu kurumları, operasyonel olarak doğrudan temine daha az yaslanıyor. Bunun neden böyle olduğu bu verinin cevaplayamayacağı bir sorudur; ölçtüğümüz yalnızca yoğunluğun kendisidir.
Doğrudan temin ile rekabete açık ihaleler iki ayrı evrendir ve bu yazı ikisini asla tek bir orana ya da bileşik metriğe indirgemez. Ama iki evreni yan yana iki bağımsız sıralama olarak koyduğumuzda öğretici bir gözlem çıkar: bazı iller doğrudan temin sıralamasında üst sıralardayken ihale sıralamasında çok daha aşağıda kalıyor; bazıları ise tam tersi. Aşağıdaki tablo bu iki sıralamayı — herhangi bir bölme ya da birleştirme yapmadan — yalnızca iki ayrı sayımın sırası olarak gösterir. (İhale evreni: ilanlar tablosunda il bazında ilan adedi.)
Örüntü tek yönlü değil. Kırşehir, doğrudan temin sıralamasında 41. sırada ama ihale sıralamasında 76. — yani doğrudan temine görece yatkın, rekabete açık ihalede görece geride. Balıkesir ve Denizli de iki basamak arasında benzer bir kayma gösterir. Diğer yönde, Elazığ doğrudan temin sıralamasında 47. iken ihale sıralamasında 11.; Trabzon doğrudan teminde 31., ihalede 5. Bu iller rekabete açık ihalede orantısız biçimde öne çıkıyor.
Bu iki sıralamanın neden ayrıştığını veri söylemez ve biz de iddia etmiyoruz — kurum kompozisyonu, alım yapısı, coğrafi büyük projelerin dağılımı gibi pek çok etken rol oynayabilir. Vurgulanması gereken tek metodolojik nokta şudur: bu bir iki ayrı evrenin iki ayrı sıralamasıdır. Doğrudan temin sayısını ihale sayısına bölen bir "yatkınlık oranı" ne hesaplanmıştır ne de anlamlıdır; iki evren farklı hukuki rejimlere, farklı kayıt kapsamlarına ve farklı ölçeklere tabidir. Gözlem, yalnızca "aynı il iki sıralamada farklı yerlerde durabilir" düzeyindedir.
Aşağıdaki maddeler, gözlenen coğrafi farkların olası yapısal okumalarıdır — nedensellik iddiası değil:
Gelmediği anlam: Bir ilde doğrudan teminin yoğun olması, o ildeki alımların usulsüz, kaçak ya da hatalı olduğu anlamına gelmez. Doğrudan temin, 4734 sayılı Kanun'un 22. maddesi kapsamında meşru bir alım yöntemidir. Bu yazı hiçbir idare, firma veya il hakkında hüküm içermez; il adları yalnızca coğrafi kırılımdır. Yüksek ya da düşük yoğunluk, iyi ya da kötü yönetimin kanıtı değildir.
Geldiği anlam: Doğrudan temin faaliyeti 81 ilin tamamına yayılmıştır; ham sayıda büyük metropoller, kurum başına yoğunlukta ise farklı iller (Eskişehir, İzmir, Edirne) öne çıkar. Doğrudan temin sıralaması ile ihale sıralaması iki ayrı evren olarak karşılaştırıldığında, bazı iller birinde diğerinden belirgin biçimde daha üstte durur. Bu, kamu alım faaliyetinin coğrafi dokusunu gösteren ölçülebilir bir olgudur — bir yön işareti, bir suçlama değil.
Kapsam: Analiz yalnızca doğrudan temin evrenini (dogrudan_temin_ilanlari) kapsar ve il bilgisi dolu kayıtlarla çalışır — arşivdeki 3.131.694 kaydın tamamında il alanı doludur. Kurum başına yoğunluk, ildeki doğrudan temin sayısının o ildeki ayrı idare (idare_fold) sayısına bölümüyle hesaplanır ve tamamen doğrudan temin evreni içindedir.
İki evren uyarısı: Doğrudan temin ile rekabete açık ihaleler farklı hukuki rejimlere ve farklı kayıt kapsamlarına tabi iki ayrı evrendir. Bu yazıda iki evren hiçbir yerde toplanmamış, bölünmemiş ya da tek bir orana indirgenmemiştir. "Doğrudan temine yatkınlık" gözlemi yalnızca iki ayrı sıralamanın yan yana konması yoluyla sunulur; bir "doğrudan temin / ihale oranı" ne hesaplanmış ne de ima edilmiştir.
Yalnızca adet: Bütün ölçümler ilan adedi (frekans) üzerindendir. Doğrudan temin tarafında bedel/harcama verisi eksik ve sınırlı erişimlidir; bu nedenle hiçbir tutar ya da TL iddiası yapılmamıştır. Yoğunluk bir para büyüklüğü değil, faaliyet frekansıdır.
Zaman sınırı: Doğrudan temin arşivi 2022'de başlar ve geçmiş yılların kapsamı eşit değildir. Bu nedenle bu yazıda yıl trendi ya da "artıyor/azalıyor" iddiası verilmez; yalnızca kesitsel (il ve kurum başına) yoğunluk sunulur.
Sınıflandırma: Ayrı idare sayısı, ilanı açan idarenin kaydındaki normalize edilmiş ad (idare_fold) üzerinden sayılır; bu fold-tabanlı otomatik bir eşlemedir ve kusursuz değildir. Aynı kurumun farklı yazımları tek idareye toplanmaya çalışılır; toplanamayan varyasyonlar ayrı idare sayısını bir miktar şişirerek kurum başına yoğunluğu hafifçe düşürebilir. İl adları EKAP kaydındaki idare iline göre atanır.
Bu bir İhaleGlobal Araştırma Enstitüsü yayınıdır · Kaynak: kamuya açık EKAP kayıtları.