Bir kamu ihalesine kaç firmanın teklif verdiği yalnızca işin niteliğine değil, ihaleyi açan idarenin kendisine de bağlı. İdareleri yıllık ihale hacimlerine göre gruplayıp her grubun çektiği rekabete baktığımızda beklenmedik bir şekil çıkıyor: rekabet en yüksek uçlarda değil, ortada. Orta ölçekli idareler en çok teklifi çekerken, hem çok az ihale açan küçük idareler hem de devasa hacimli bir avuç idare daha az rekabetle karşılaşıyor.
Eğri iki ucu yüksek, ortası düşük. En küçük idareler (yılda 30-99 ihale) medyanda %23,8 tek-teklif oranıyla en az rekabeti çekenlerden. İhale hacmi arttıkça rekabet iyileşiyor: 100-299'da %18,4, 300-999'da %16,2 ile en dip. Ama en yüksek hacimli gruba geçince tersine dönüyor — yılda 1.000'den fazla tek-lotlu ihale açan 18 idarede oran %32,9'a fırlıyor. Ortadaki idareler, hem yeterince görünür/çekici olacak kadar büyük hem de standart-dışı, dar-pazarlı alımlara boğulmayacak kadar odaklı görünüyor.
Dev idarelerdeki bu ters dönüş, aynı zamanda bir başka bulgumuzla örtüşüyor: en çok iş alan firmalar da en az rekabetle karşılaşıyordu. Devasa hacimli idareler çoğunlukla merkezi/çerçeve ve katalog alımları yürütür; bu alımlar yapısal olarak dar bir tedarikçi çevresine gider. İki bulgu birlikte, kamu alımlarındaki rekabetsizliğin önemli bölümünün büyük ölçekli, çerçeve/katalog tabanlı alım-satım ilişkileri etrafında toplandığına işaret ediyor.
Gelmediği anlam: Küçük ya da dev idarelerin az rekabet çekmesi, tek başına bir kusur ya da usulsüzlük göstergesi değildir. Küçük idareler kırsal/uzak konumları, sınırlı yerel tedarikçi havuzu veya küçük bütçeleri nedeniyle doğal olarak az teklif çekebilir. Dev idarelerin bir kısmı da niteliği gereği dar-pazarlı (merkezi/uzmanlık) alımlar yapar. İlişki korelasyondur; idare büyüklüğü rekabeti tek başına belirlemez, sektör ve alım türü de devrededir.
Geldiği anlam: İdare büyüklüğü ile rekabet arasında düz değil, U-şeklinde bir ilişki var. Rekabeti artırma çabaları için bu, iki farklı adres demek: küçük idarelerde sorun daha çok görünürlük ve kapasite (ihaleyi geniş bir tedarikçi kitlesine ulaştırabilmek), dev idarelerde ise çerçeve/katalog bağımlılığı (yapısal olarak dar tedarikçi çevresi). Ortadaki idarelerin başardığı dengeyi uçlara taşımak, kamu alımlarında rekabeti artırmanın somut bir hedefi olabilir.
Rekabet ölçüsü, bir idarenin sonuçlanmış tek-lotlu ihalelerinin yüzde kaçının tek teklifle kapandığıdır (lot-kontrollü; çok-lotlu ihalelerdeki satır-şişmesi elenir). İdareler yıllık tek-lotlu ihale hacimlerine göre gruplanmış, her grupta medyan idarenin oranı alınmıştır (medyan, birkaç uç idarenin grubu domine etmesine dayanıklıdır). Güvenilirlik için yalnızca en az 30 tek-lotlu ihalesi olan idareler kapsanmıştır: 2.716 idare, 298.570 ihale.
Kimlik temizliği: Kamu idarelerinin DETSİS kayıtlarında, aynı koda birden çok farklı kurumu (hatta birden çok ile yayılan kurumları) toplayan "toplayıcı" kayıtlar bulunur. Bunlar iki farklı idareyi tek bir büyük idare gibi gösterip analizi bozar. Bu nedenle birden çok ile yayılan DETSİS kodları dışlanmış, yalnızca tek bir ile ait (tek gerçek kurum) kayıtlar alınmıştır — aynı kurumun farklı yazımları (ad varyantları) korunur.
Sınırlar: En yüksek hacim grubu (1.000+) yalnız 18 idareden oluşur; buradaki oran güçlü bir eğilim değil, küçük bir grubun işaretidir. Büyüklük-rekabet ilişkisinin ne kadarının sektör bileşiminden geldiği kontrol edilmemiştir. Tüm ölçümler anonim agregattır; hiçbir idare kimliği kullanılmamıştır.
Bu bir İhaleGlobal Araştırma Enstitüsü yayınıdır · Hacettepe Teknokent iş birliğiyle · Kaynak: kamuya açık EKAP kayıtları.