Kamu İhale Kurumu'nun 2016–2025 yıl-sonu izleme raporlarını yan yana koyduk. Nominal rakamlar baş döndürücü büyüdü; ama enflasyondan arındırılmış gerçek hikâye başka: kamu alımı değerinin açık ihaleyle dağıtılan payı on yılda %72'den %47'ye indi. Rekabetin dışındaki kanallar — istisna, doğrudan temin ve pazarlık — pay kazandı.
Kamu İhale Kurumu her yıl, o yıl gerçekleşen kamu alımlarını üç kanalda toplar: 4734 sayılı Kanun'un ihale usulleriyle yapılan alımlar, istisna kapsamındaki alımlar ve doğrudan temin. Bu üçünün toplamı, 2016'da 173,7 milyar TL iken 2025'te 3,23 trilyon TL'ye ulaştı — nominal olarak 18,6 katı.
Bu rakamı olduğu gibi "büyüme" diye okumak yanıltıcı olur: dönem, Türkiye'nin yüksek enflasyon yıllarını kapsıyor. Yalnız 2022'de yıllık ortalama TÜFE %70'i aştı; 2023 ve 2024 de yüksek seyretti. Yani nominal eğrinin dikleşmesi, alım hacminin değil büyük ölçüde fiyatların hikâyesidir. Bu yüzden aşağıda ağırlığı enflasyondan etkilenmeyen göstergelere — adetlere ve paylara — veriyoruz.
Nominal değerler. 2022–2024'teki dik yükseliş büyük ölçüde enflasyon kaynaklıdır; reel (fiyat etkisinden arındırılmış) büyüme çok daha sınırlıdır.
Adet, fiyatlardan etkilenmez. Sayı 2016'dan 2021'e düştü (160.437 → 86.711), sonra toparladı; 2025'te bile 2016 seviyesine ulaşmadı. Yani "faaliyet" nominal değerin ima ettiği kadar büyümedi.
Enflasyondan bağımsız bakmanın ikinci yolu, payları izlemektir. Kamu alımının hangi kanaldan dağıtıldığı — açık ihale mi, yoksa rekabetin sınırlı olduğu istisna/doğrudan temin/pazarlık mı — enflasyondan etkilenmez, çünkü hepsi aynı yılın fiyatlarıyla ölçülür.
Tablo net: bütün istekliler teklif verebildiği için en rekabetçi yöntem olan açık ihalenin, toplam kamu alımı değeri içindeki payı 2016'da %72,3 iken 2025'te %47,0'ye indi — 2024'te %39,7'ye kadar geriledi. Boşalan payı, rekabetin daha dar olduğu kanallar doldurdu: doğrudan temin payı %2,2'den %9,4'e, istisna payı %8,2'den %14,8'e çıktı. İkisinin toplamı (4734 dışına çıkan alımlar) on yılda %10,4'ten %24,2'ye yükseldi.
İki eğri birbirinin aynası: açık ihale gerilerken 4734 dışı kanallar (istisna + doğrudan temin) yükseliyor. Kalan pay, 4734 içindeki pazarlık ve belli istekliler usullerine aittir.
Üstelik daralma yalnız 4734'ün dışında değil, içinde de yaşandı. 4734 kapsamında sonuçlanan ihalelerin değerinin pazarlık usulüyle dağıtılan payı 2016'da %13,9 iken 2024'te %43,8'e fırladı, 2025'te %37,2'ye yerleşti. Yani "rekabetçi rejim" olarak sayılan 4734'ün kendi içinde de ağırlık, herkesin teklif verdiği açık ihaleden, idarenin davet ettiği isteklilerle yürüyen pazarlığa kaydı. Adet olarak pazarlığın payı ise görece durağan (~%28–31) — kayma özellikle büyük bedelli işlerde belirgin.
On yılın en çarpıcı konjonktürel izi iptal oranında: ihale tarihinden sonra iptal edilen ihalelerin payı 2016'da %9,9 iken, enflasyonun tepe yaptığı 2021–2022'de %29,9 ve %33,2'ye çıktı. Neden mekanik: fiyatlar ihale süreci kapanmadan eridiğinde, yaklaşık maliyetin üzerinde teklif gelmesi ya da isteklinin çekilmesi iptali kaçınılmaz kılar. Enflasyon yavaşladıkça oran 2025'te %15,9'a geri indi.
Buna karşılık rekabetin doğrudan ölçüsü — bir ihaleye teklif veren ortalama farklı firma sayısı — çökmedi: 2016'da 4,74 iken 2025'te 5,89. 2022'de 4,04'e kadar düşüp (yine enflasyon kaynaklı) sonra toparladı. Yani ortalama katılım nispeten dayanıklı; asıl değişim, değerin hangi usulden aktığında.
2021–2022 tepe noktası, yüksek enflasyon döneminin ihale süreçleri üzerindeki baskısını gösteriyor.
¹ Toplam kamu alımı değerinin (%): açık ihale / doğrudan temin. ² Pazarlık usulünün 4734 kapsamındaki ihale değeri içindeki payı (farklı taban). ³ Bir ihaleye teklif veren ortalama farklı firma sayısı. Tutarlar nominaldir.
Kaynak. Veriler yalnızca Kamu İhale Kurumu'nun (KİK) resmî Kamu Alımları İzleme Raporlarından (2016–2025 yıl-sonu, 12 aylık) alınmıştır; her yılın "Kamu Alımlarına İlişkin Özet İstatistikler" (Tablo 1.1) ve "İhale Usulüne Göre Dağılım" tablolarından okunmuştur. "Toplam kamu alımı" = 4734 kapsamı sözleşme bedeli + istisna kapsamı sözleşme bedeli + doğrudan temin tutarı.
Nominal değerler. Tüm TL tutarları nominaldir; enflasyona göre düzeltilmemiştir. Bu nedenle nominal büyüme oranları (ör. 18–22 kat) reel büyüme olarak okunmamalıdır. Analizin ağırlığı, bu sorunu taşımayan adet ve pay göstergelerine verilmiştir.
Taban farkına dikkat. "Açık ihale payı" ve "doğrudan temin payı" toplam kamu alımı değerine oranlanmıştır. "Pazarlık payı" ise yalnız 4734 kapsamında sonuçlanan ihalelerin değerine oranlıdır (KİK usul tablosunun tabanı budur); bu tablo iptal, istisna ve doğrudan temini içermez. İki taban karıştırılmamalıdır.
Tanım kırılmaları. KİK'in "itirazen şikâyet başvurusu" tanımı 2019'da netleştiği için o göstergeyi seriye almadık (2016–2018 raporları farklı bir "şikâyet inceleme" sayısı verir). "Ortalama teklif sayısı", ihale bazında teklif veren farklı firma sayısıdır (raporların kendi tanımı). 2025 için 6 aylık ara rapor mevcut olsa da, mevsimsellik ve tam-yıl karşılaştırılabilirliği için seriye yalnız yıl-sonu (12 aylık) raporları alınmıştır.
Bu veri, İhaleGlobal'in kendi EKAP kayıtlarından ayrıdır. Buradaki rakamlar KİK'in resmî yıllık toplamlarıdır; platformumuzun ilan/sonuç bazlı analizleriyle (ör. Rekabet Endeksi) tanım ve kapsam farkları nedeniyle birebir örtüşmeyebilir.
Bu bir İhaleGlobal Araştırma Enstitüsü yayınıdır · Hacettepe Teknokent iş birliğiyle · Kaynak: Kamu İhale Kurumu resmî izleme raporları.