Kamu ihalelerinde rekabetin en sade göstergesi, ihalelerin ne kadarının tek teklifle sonuçlandığıdır: tek teklif oranı düştükçe rekabet artmış demektir. Bu oranın 2019'dan 2025'e sektör sektör nasıl değiştiğine baktığımızda tek yönlü bir tablo çıkıyor — verisi güvenilir on iki büyük sektörün on birinde rekabet arttı, hiçbirinde gerilemedi. Dahası rekabet ile kamunun elde ettiği tasarruf neredeyse birebir hareket etti: rekabetin en çok arttığı sektörler, tenzilatın da en çok arttığı sektörler oldu.
On iki sektörün on birinde tek teklif oranı geriledi; yalnızca inşaat-yapım işlerinde oran değişmeden kaldı (%13,8) ve hiçbir sektörde rekabet azalmadı. Artışın büyüklüğü sektörden sektöre çok değişiyor. En keskin dönüşüm Nakliye-Taşımacılık'ta: 2019'da ihalelerin neredeyse üçte ikisi (%64,1) tek teklifliyken 2025'te bu oran %45,4'e indi. Matbaa-Kırtasiye (%27,5 → %10,0) ve Tekstil (%25,3 → %11,3) da tek teklif oranını yarıdan fazla düşürdü. Sağlık, tıbbi cihaz ve temizlik gibi büyük hacimli kalemlerde de rekabet belirgin arttı.
Asıl çarpıcı olan, rekabetin arttığı sektörlerin aynı zamanda tenzilatın (kamunun elde ettiği indirimin) en çok arttığı sektörler olması. Aşağıdaki tablo, her sektör için tek teklif oranındaki değişim ile ortalama tenzilattaki değişimi yan yana koyuyor; ikisi ters yönde ve güçlü biçimde birlikte hareket ediyor (korelasyon −0,91). Rekabeti en çok artan Matbaa'da tenzilat 6,9 puan, Sağlık'ta 6,7, Tekstil'de 6,0 puan yükseldi; rekabetin az değiştiği Gıda ve İnşaat'ta ise tenzilat neredeyse sabit kaldı.
İlişkinin iki istisnası var: Kanalizasyon ve inşaat işlerinde rekabet biraz artmış ya da sabit kalmış olsa da tenzilat hafifçe geriledi. Bunlar, rekabet-tasarruf bağının her sektörde birebir işlemediğini, iş türü ve maliyet yapısının da devrede olduğunu hatırlatıyor.
En önemlisi — gelmediği anlam: Bu veri, rekabet artışının tasarrufu doğurduğunu tek başına kanıtlamaz. Sektörler arasındaki güçlü ilişki (−0,91), rekabet ile tasarrufun birlikte hareket ettiğini gösterir; ancak ikisini de aynı anda etkileyen üçüncü etkenler (dijitalleşen ihale süreçleri, artan tedarikçi tabanı, enflasyon ortamında agresif fiyatlama) olabilir. Rakamlar bir örüntüyü betimler, bir mekanizmayı ispatlamaz.
Geldiği anlam: Türkiye kamu ihalelerinde son altı-yedi yılda rekabet, sektörlerin büyük çoğunluğunda gerilemedi, tersine arttı; ve bu artış boşa gitmedi — rekabetin en çok arttığı yerde kamu en çok tasarruf etti. Sektörler farklı hızlarda ilerliyor: bazıları (Nakliye, Matbaa, Sağlık) çarpıcı biçimde açılırken, İnşaat gibi büyük hacimli bir alan yerinde sayıyor. Bu, rekabeti artırmaya yönelik politikaların nerede işe yaradığını, nerede daha fazla çaba gerektiğini gösteren bir haritadır.
Rekabet ölçüsü, bir sektördeki sonuçlanmış ihalelerin yüzde kaçının tek teklifle kapandığıdır (düşük oran = yüksek rekabet). Tenzilat, yaklaşık maliyete göre elde edilen ortalama indirimdir ve yalnızca tek-lotlu sonuçlarla hesaplanır; çok-lotlu ihalelerde satır bazlı tenzilat yanıltıcı olduğundan dışlanmıştır. Kapsam, hem 2019 hem 2025 yılında yıllık en az 2.000 sonuçlu 12 büyük sektörle sınırlıdır; bu eşik, iki uç yılın da güvenilir olmasını sağlar (daha küçük sektörler yıldan yıla oynak olduğu için dışarıda bırakılmıştır). Veriler İhaleGlobal rekabet endeksi görünümünden (sektör × yıl) alınmıştır; taban yıl 2019'dur, 2026 kısmi olduğu için trende katılmamıştır.
Sınırlar: "Değişim" iki uç yılın (2019, 2025) karşılaştırmasıdır; ara yıllardaki dalgalanmaları değil, net yönü özetler. Korelasyon sektörler arasıdır (12 nokta) ve nedensellik taşımaz. Sektör sınıflandırması İhaleGlobal'in kategori taksonomisine dayanır; farklı sınıflandırmalar sonuçları bir miktar kaydırabilir. Tüm ölçümler anonim sektör-yıl agregatıdır; hiçbir yüklenici veya idare kimliği kullanılmamıştır.
Bu bir İhaleGlobal Araştırma Enstitüsü yayınıdır · Hacettepe Teknokent iş birliğiyle · Kaynak: kamuya açık EKAP kayıtları.